Varolduğumuz şu anda biz insanların farkında olmadığı şey hayata karşı inatçı, aralıksız bir direnç içinde olduğumuzdur. Bu direnç bizi öz benliğimizden ve özgürlükten, ilhamdan ve her şeyin ötesinde Tanrı’dan sürekli ve sabit bir farklılık konumunda tutuyor.
Yani bizler zihinlerimizin çöllerinde amaçsız bir biçimde dolaşan yersiz yurtsuz insanlarız. Hz. İsa’nın “Direnmeyin” prensibini kulakardı ediyoruz. Bir diğer prensibin farkında bile değiliz; “Huzur Benimle Başlar.”
Direnç bizi sürekli olarak endişe ve ruhsal, zihinsel, bedensel, maddi ve manevi yoksulluk konumunda tutar. Bizler akıp gitmek yerine sürekli bir direnç konumunda olduğumuzun farkında değiliz. Bilincin her bir bit’i için bilinçaltımızda en az bir milyon bit deneyimliyoruz. Ve kurtuluşumuz için bir bir bit hiç bir işe yaramaz.

